Alaçatı Vol – 1

Share..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Sezon Öncesi Alaçatı’da Tatil // Vacation in Alaçatı Before High Season
Written by Deniz Yılmaz

foto1Normal şartlarda Alaçatı denilince aklıma ilk gelen şeylerden biri “kalabalık” olduğundan, bir süredir buraya uğramıyordum. Seneler öncesinde gittiğim Alaçatı’nın görüntüleriyle yetinip, onu hala öyle bakir hayal ediyordum. Fakat Mayıs ayının sonunda, ani bir kararla Alaçatı’ya gitmeye karar verdik. Oradakilerden “sezon dışı” olduğunu ve henüz akın akın insanla dolmadığını öğrenince de, sakin sokakları hayal ederek yola koyulduk. Hiçbir hayal kırıklığı yaşamadığımız ve tam olarak hayalimizdeki gibi bir Alaçatı ile karşılaşmak bizi mutlu etti. Neler gördük, neler yedik, nerede kaldık ve neler aldık… İşte detaylar…

Under normal circumstances, when someone mentions Alaçatı, the first thing that comes to my mind is the drowning “crowd”. Hence, why I haven’t been there for a long time. Having preserved the memories of Alaçatı from my visit from a while ago, it remains as a virgin in my mind. But around the month of May, we made a sudden decision to make a trip to Alaçatı. Once we confirmed from the locals that it was off “peak” season and that it wasn’t overpopulated with a crowd just yet, we took off on this trip dreaming of its calm and peaceful streets. Knowing that we faced no broken dreams and that we saw Alaçatı just the way we remembered was enough to leave us satisfied. What we saw, what we ate, where we stayed and what we bought… Here’s the details…

foto2Alaçatı Denilince… // When you say Alaçatı
Alaçatı denildiğinde aklıma ilk gelenler; dar ve birbirine çıkan huzur veren sokakları, rüzgarı, rüzgar sörfü, meyhaneleri, mavi-yeşile boyalı pencereleri, yel değirmenleri, asma bahçeleri, antikacıları, ot festivali, zakkum, sakız (yani mastik), etrafında yer alan koyları ve tabii her yıl bir yenisinin açıldığı kafeler ve butik hoteller.

Yazın insanların gitmek için sabırsızlandığı Alaçatı 19. yüzyılda Rumların ve Osmanlı mimar Hacı Memiş’in yardımlarıyla bataklıktan kurtarılarak, taş evler günümüzdeki haline getirilmiş. Alaçatı’nın cumbalı iki katlı taş evleri Rum mimarisi izleri taşırken, 120 yılı geçkin belediyesi ise Türkiye’nin en eski belediyelerinden biri olma özelliğini koruyor.

When I hear Alaçatı, here are the things that come to mind: its tight and interwinding streets, the breeze, windsurfing, the shoppes, the turquoise windows, the windmills, the vineyards, the antique stores, the weed festival, oleander flowers, gum (mastic to be specific), the surrounding coves in the area and of course all of the new cafes and boutique hotels that continue to pop up every year.
The Alaçatı that people impatiently flee to in the summer is the same place that was preserved with the help of the Greeks and the Ottoman architect Hacı Memiş in the 19th century and later tranformed into the stone houses that still stand today. The two-story stone houses with the large, bay windows that carry hints of Greek architecture within this 120-year-old wide borough, make up one of Turkey’s oldest and most special districts.

foto31850Alaçatı Hotel – Fava
Otel seçeneklerinin fazla olduğu Alaçatı’da “butik” çizgi ve aile işletmelerini sevdiğimiz için 1850 Hotel Alaçatı’yı tercih ediyoruz. Bu hotel ile ilgili daha detaylı olarak match-up mag yeni sayısında yazacağım.
1850 Hotel’in Kemalpaşa’da yer alan tarihi binasında kalıyoruz. Burada iki adet, merkezdeki hotelde ise beş adet odası mevcut. 1849’da yapılmış taş binasının hemen girişinde ise, kocaman bir bahçe ile Fava Meze restoranı bizi karşılıyor. Fine dining havasında düzenlenmiş masalar, menüsünde ise Ege’nin vazgeçilmez meze seçenekleri var. En çok hoşumuza giden şeylerden biri de; kaldığımız odanın banyosunda yer alan tarihi taş şömine oluyor.

Tarihe zarar verilmeden restore edilen bu butik hotelin sahipleri ile de tanışınca burayı iyice seviyoruz ve sahipleniyoruz. Alaçatı sabahlarımız ise 1850’nin merkez kafesinde, Ege’ye ait doğal ürünlerden oluşan serpme kahvaltısından yiyerek ve kuş seslerini dinleyerek geçiyor.

Çok yakında daha da büyüyecek ve 11 odaya sahip olacak olsa da, butik ruhunu kaybetmemiş aile işletmelerini sevenlere, gönül rahatlılığıyla 1850 Hotel’i ve Fava’yı tavsiye ediyorum.

In a place like Alaçatı where there are numerous hotel options, we prefer the “boutique” line and family run places like 1850 Hotel Alaçatı. There will be a more detailed review of this hotel in the next issue of match-up mag.

We stay in a historical building in the 1850 Hotel located in Kemalpaşa. It is complete with two bedrooms in this location and five bedrooms in the one located in the city square. Built in 1849, the entrance of this stone building greets us with a Fava Meze restaurant settled in the garden. Fine dining themed tables with unforgettable meze options inspired from the Aegean region. One of our favorite things; the stone built fireplace inside the bathroom of our room. Having met the owners of this boutique hotel who have preserved this place without damaging any part of it made us connect with it even stronger. As for our Alaçatı mornings, we devoured the all natural Aegean breakfast spread inside 1850’s main cafe while listening to the birds chirp.  Even though their plan is to grow soon and expand to 11 rooms, I can honestly recommend 1850 Hotel and Fava for those who love family run places with a boutique spirit.

1850 Alaçatı Hotel Adres: 3010. Sk
1850 Fava Adres: Kemalpaşa Cad. No: 108

Meze Keyfi İçin… // For Meze Appetizers

foto4Ege denilince, birçoğumuzun burnuna anason kokuları, gözünün önüne de zeytinyağlı Ege mezeleri geliyor. İşte bu mezeleri ile favorilerimiz arasına giren meyhane/restoran seçenekleri:

When someone mentions the Aegean area, most of us imagine aniseed aromas and visualize olive oil dipped cold appetizers. It is with these appetizers that we chose some of our favorite taverns/restaurants:

foto5Eflatun
Dışa dizili masalarını sevdiğimiz, içeri girince de açık büfe sunulan meze seçeneklerinden hangisini seçeceğimize karar vermekte zorlandığımız çok güzel bir mekan. Biraz İstanbul dokunuşları olan Eflatun’da hafif bir rüzgar eşliğinde rakı-meze keyfi yaparken, Hacımemiş’in sokaklarından gelen geçeni izlerken ve sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğine inanamıyoruz. Ayrıca kalamar, ahtapot gibi sıcaklarından da oldukça memnun kalıyoruz. Üstelik şunu da görüyoruz ki; fiyatlar sunulanların kalitesine göre çok iyi.

Bu samimi aile işletmesi olan mekana gelirseniz kum midyesinden yapılan deniz mahsullü spagettisinden ve “İzmir güzeli” ismini verdikleri mezesinden de tatmayı unutmayın.

With its tables lined up outside and open buffet set up inside, this was a place that made it difficult to decide which cold appetizers we wanted to choose. With its faint details from Istanbul accompanied with the light breeze you’ll feel while enjoying rakı and cold appetizers, you won’t believe how fast time will pass as you relax, chat, and people-watch on the streets of Hacımemiş. Aside from this, we were completely satisfied with the warm calamari and octopus platters. One thing is obvious; the prices are extremely reasonable given the quality. If you come to this quaint, family run place, don’t forget to taste the spaghetti with sand mussels and the meze (cold appetizer) named “Beauty of Izmir”.

Eflatun Adres: Hacımemiş Mah. 2012 Sok. No: 9

foto6Asma Yaprağı
Bahçe içinde, asma yaprakları altında geçen bir gece Alaçatı’dan aklımızda kalacak görüntüler arasında en önemli yerini alıyor.Tarladan mutfağa prensibiyle (yediğiniz her şeyi kendileri üretiyor) sunulan yemeklerin lezzeti dışında, bahçenin verdiği huzur kelimelerle anlatılamaz. Gidip yaşamak gerekir. Zeytinyağlı mezeler dışında tandır, tarçınlı köfte gibi seçenekler de var. Her masadaki konuğun, sırası gelince içeriye girip, emaye kaplar içinde sunulmuş mezelerinden seçtiği ve sonra bahçedeki masasına geri döndüğü Asma Yaprağı’nda geçirdiğimiz vakti en favori anlarım arasına kaydediyorum. (Not: Eğer emaye kap meraklısıysanız, bu mekana geldiğinizde gözünüz emayeye tam anlamıyla doyacak).

A night spent inside a garden, under some vine leaves is one of the most memorable ways to spend time in Alaçatı. With the “food from the field” principle in mind, where all the food that’s consumed is self-grown, it’s difficult to describe the peaceful energy of this garden. It’s something that can only be experienced. Beside the olive oil based cold appetizers, there are other delicious choices such as slow roasted meat and cinnamon spiced Turkish meatballs. As guests are free to go inside to choose from a variety of elegantly presented appetizers in ceramic platters and return to their tables in the garden, I realize this will be considered as one of my favorite memories. (Note: If you are a ceramic platter enthusiast, you’ll be completely satisfied when you come here.)

Asma Yaprağı Adres: Alaçatı Mah. 11005 Sok. No:50

foto7Dutlu Kahve
Mavi beyaz örtüleriyle, Alaçatı’nın en sevimli “kıraathane”lerinden (oturan amcaların hepsi sizi izliyor olsa da) birinin tam karşısında, ağaçların altında yer alan Dutlu Kahve’yi görür görmez sevmiş, gidilecek yerler listeme eklemiştim. Açık büfe sunulan mezelerinin tat anlamında diğer restoranlarla kıyaslandığında ortalama olduğu, ortamıyla da gayet sıcak bir etki bırakan, “dededen-toruna” kalma bu mekan samimi bir ortamda rakı-meze yapmak isteyenlere bir diğer tavsiyemiz.

The first moment I laid my eyes on Dutlu Coffee, a cafe sitting under the trees across from an  endearing “kıraathane” (with the gaze of old men) with its navy-white tablecloths, I knew I loved it and had to add it to the list. A place of legacy, having been passed down through generations, is home to an open buffet filled with a variety of cold appetizers. With its warm energy, this place is perfect for a friendly rakı-meze night.

Dutlu Kahve Adres: Hacımemiş Mah., 2001. Sok. No 85

Diğer tavsiyeler: Pla’Ce Alaçatı, Roka Bahçe
Further Recommendations: Pla’Ce Alaçatı, Roka Bahçe

Hacı Memiş’deki Favori Noktalar // Favorite Points in Hacı Memiş

foto8Alaçatı’nın sonradan eklenen minarelerle camii haline getirilen Pazaryeri Camisi çevresi daha genel turistlere hitap ederken, sokak araları yüksek ses müzikle coşarken, Hacı Memiş biraz daha bohem ve naif tavrıyla Alaçatı’nın en çok hoşumuza giden mahallesi oldu. Birçok mekan bize İstanbul’u anımsatsa da, pencerelerin içlerine kadar giren ağaçlar, her yeri sarıp sarmalayan asma dalları, pembe zakkumlar, evlerin önüne minder çıkarıp oturmuş teyzeler, zeytinyağlı yemek kokuları, antikacıları ve emaye kapları, birbiri ardına dizilen dükkanları ile Hacı Memiş Alaçatı’dayken vaktimizin büyük bir çoğunluğunu geçirdiğimiz yerdi.

Alaçatı is a hot tourist spot known for its streets filled with music and the famous Pazaryeri Mosque, noted for becoming a house of worship after its minarets were added on later. Hacı Memiş, on the other hand, is a little more bohemian and soft attitude, which is why it is one of our favorite neighborhoods in Alaçatı. A lot of places here are reminiscent of Istanbul with the trees that extend towards the windowsills, the vineyards that intertwine, the pink oleanders, the old ladies that sit on cushions in front of their houses, the smell of olive oil based meals, the antique and enamel glazed tableware and the numerous stores that are lined up next to one another. It is the combination of all of these that make Hacı Memiş one of the main places that we spend most of our time in when we visit Alaçatı.

foto9Traktör
Mahallenin en yenisi Traktör. Eskiden içinde yaşayan çift, bu avlulu evi şimdilerde bir “gastro pub” haline getirmiş. Yüksek tavanlı, ferah mekanda kullanılan hiçbir malzeme gözü yormuyor. Çok iyi bir ses sistemi var ki sonradan diğer ortaklarının ses sistemi uzmanı olduğun öğreniyoruz. Müzik seçimleri ile de ilk dakikadan itibaren kalbimizi kazanmayı başarıyor. Julius Meinl’ın kahveleri, atıştırmalık ve gurme tatlar yanında sabahları kahvaltısı ve geceleri başarılı kokteylleri ile uğranılması gereken mekanlardan biri. Rahat  kanepelerine yayılıp, soğuk bir kokteyl eşliğinde arkadan gelen müziklere kendinizi bırakın veya arkadaşlarınızla arka bahçesinde bir araya gelerek, Alaçatı’nın kalabalığından sıyrılıp kendinizi Nolita’nın saklı bahçelerinden birinde gibi hissedin…

Traktör is the best out of the whole neighborhood. The couple that originally used this place as their home transformed this house and its courtyard into a “gastro pub”. Complete with high ceilings, nothing in this fresh space feels like an eyesore. With their amazing sound system, we found out that they are an expert for giving advice on these matters. They won our hearts with their music selections from the first moment we started listening. Whether it’s for Julius Meinl’s coffee, snacks, and gourmet tastes for breakfast or top-quality cocktails at night, this place is a must visit. Relax on their comfortable furniture with a cold cocktail in hand and lose yourself to the music that plays from behind. Get together with some friends in the backyard when you are looking to escape the crowd of Alaçatı and feel like you’re in the gardens of Nolita…

Traktör Adres: Alaçatı Mah., Asma Yaprağı’nın karşısında

foto10Halt
Hacımemiş’in en tatlı köşesinde, zeytin ağaçları altında yer alan, mahallenin yaşlı delikanlılarının takıldığı kıraathanenin hemen yanındaki Halt’ta bir akşamüstü oturmak ve buz gibi limonatasını içerken gelip geçenleri izlemek çok keyif verici. Ayrıca duvarlarında yer alan siyah beyaz fotoğraf karelerinin, yan kahvede oturan Alaçatı sakinlerinin fotoğrafları olduğunu belirteyim.

In one of Hacımemiş’s cutest corners under the olive trees lays an entertaining little place called Halt.  Located next to the neighborhood’s kıraathane, where the local older gentlemen relax, this place is perfect for people watching with a lemonade in hand. Aside from that, we should also mention that the black and white framed photos on the walls are shots of residents relaxing at the coffee shop next door.

Halt Adres: Hacımemiş Mah. Hacimemiş Palas Altı, Dutlu Kahve’nin tam karşısı.

foto11

Be – Dest
Eskilerden kalan her şeyin değerlendiğini görüp, saklamadığı için de annesine kızan biri olarak Alaçatı’nın emaye cenneti olmasına inanılmaz sevindim. Succulent ve kaktüs ekmek için topladığım emaye kaplarıma yenilerini eklediğim adres, tatlı ve güler yüzlü sahibesiyle Be-Dest oldu! İçeride porselen takımlar, çaydanlıklar da yer alıyor fakat ben daha çok emaye kaplara, bardaklara odaklandım. Destina hanımın da yardımlarıyla kaktüslerimi ekmek için Çekoslovakya döneminden kalan ve su yeşili Rusça yazılı çok güzel emayeler aldım. Eğer sizin de “emaye”ye ilginiz varsa, hazırlıklı gidin.

Getting upset at my mother for not having kept things over the years and watching how things become more valuable over time is probably the reason why I get pleasure out of discovering the fact that Alaçatı is an enamel glazed heaven. Shopping for new tableware to display my succulent and cactus bread lead me to discover a cute and friendly owned shop called Be-Dest. Inside, there were porcelain dishware and tea sets but I was more interested in the enamel coated tableware and glasses. With the help of Miss Destina, I got enamel coated items that date back to the Czechoslovakian era with Seafoam green Russian typography for my cactus bread. If you are also an “enamel” junkie, go prepared.

Be – Dest Adres: Hacımemiş Mah. 2012 Sok. No:29

Related posts: