Büyükada Anadolu Kulübü

Share..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Modernist Detaylarda Geçirgenlik: Büyükada Anadolu Kulübü’nde Mimari Detaylar
Transparency in Modernist Details: Architectural Components of the Büyükada Anadolu Club
Written by Ceren Hamiloğlu

01

Turgut Cansever ve Abdurrahman Hancı tarafından tasarlanan Büyükada Anadolu Kulübü, 1950ler Türkiye’sindeki modernist mimarinin öncü örneklerindendir. Pilotiler, güneşlikler, parasol, çatıdaki geometrik şekiller ve yapının prizmatik formu bizlere Le Corbusier’nin yapılarını hatırlatır. Konum, ölçek ve mimari elemanların formu yapının tektonik dilini ve geçirgenlik seviyesini belirler. Mimaride tektonik, zanaat ve performans arası bir düzlemde yer alır, çevresel şartlar ve işlevsel ihtiyaçlardan etkilenir.  Malzeme, yapı ve üretim arasındaki ilişkiyi gösterir ve malzeme, yapı ve forma dair bir ifade oluşturur (Kendir, 2014).
Yapının iki uzun cephesi sık kullanılan birinci kat ile bağlanr. Bu cepheler mütevazı bir biçimde içeri çekilmişlerdir ve büyük ölçüde cam panellerden oluşurlar; böylece yapı havada uçuşuyor gibi görünür ve binanın iki tarafı arasında görsel bir bağ oluşur. Cephelerin geri çekilmesi aynı zamanda beton kolonları -binanın altında kesintisiz bir alan yaratması sebebiyle Le Corbusier’nin de sıkça kullandığı pilotileri- ve kuvvetler ilişkisini okunabilir kılar.

The Büyükada Anadolu Club, designed by Turgut Cansever and Abdurrahman Hancı is one of the leading examples of modernist architecture in Turkey during the 1950s. The pilotis, the sun blinds, the parasol, the geometric shapes on the roof and the prismatic form of the structure reminds us of Le Corbusier’s structures. The location, scale and form of the architectural elements used in the structure define the tectonic language and adjust the level of transparency. Tectonics, standing in a plane between craft and performance, affected by environmental conditions and functional needs, mark the specific interrelation among material, structure and production and help form a material, structural and formal expression (Kendir, 2014).
The two longitudinal façades of the building are connected by the frequently used first floor. The facades of the first floor are humbly retracted inside and are comprised of mostly glass panels, making the building look as if it is floating in the air, providing a visual access between the two sides of the building. This retraction also allows the concrete columns -the pilotis, which was used in many of Le Corbusier’s buildings because it provided an uninterrupted zone underneath- and the relation of forces legible.

02

Birinci kattaki cam koridor, yapının hem içinden hem de dışından sıradışı bir görüntü oluşturur. Büyük cam paneller hafif görünümleriyle neredeyse üstlerindeki betonarme binanın varlığını reddederler. Yapının bu kısmının çekici yanı ise farklı malzeme ve renklerden oluşan perde ve pencerelerin ortak ve uyumlu bir dil oluşturabilmesidir. Birlikte, çok dokunsal bir nitelik ve bedensel bir etkileşim yaratırlar. Mekanın atmosferi ve aurası çizimlerle aktarılması zor kavramlardır; ancak Anadolu Kulübü, bedensel özünü soyut çizimlerden tercüme etmeyi ve misafirlerine aktarmayı başarır. Mimarın bu kavramları mekan ve mimari bileşenler üzerinden yaratabilecek vizyona sahip olması önemlidir.
Üst katlara ilerlerken ızgara bir cepheyle karşılaşırız. Bu cephedeki döşeme ve duvarlar otelin her odası için cepheyi transparanlaştıran, Marmara Denizi’ni çerçeveleyen keskin vistalara sahip özel birer balkon oluştururlar. Korkuluklar birer engel değil, geçirgenliği ayarlayan öğeler olarak hizmet eder. Bir dizi opak ve dikey elemanlardan oluşup havayı geçirirken çok fazla ışığın gelmesine engel olurlar.

03

The glass corridor on the first floor forms an interesting view both from inside and outside of the building. The large glass panels almost deny the existence of the reinforced concrete building on top. What is attractive about this section of the building is that the curtains and the windows, being of different materials and colors, form an expression together. They present a very tactile quality and a kind of bodily engagement. The Club manages to get its corporeal-self translated from abstract drawings, comprehended by its guests and not everything like the atmosphere or the aura of a space are translatable through drawings. It is important for the architect to have that vision or ability to create an atmosphere or an aura within a space, combining different architectural components.
Moving from the first floor to the top floors, one comes across the grid façade. The slabs and walls on this façade form private balconies for each room that create sharp vistas, framing the view of the Sea of Marmara, making the façade of the room almost transparent for the guest accommodating it. The balustrades do not appear as barricades but elements that serve to balance the level of transparency. They are composed of a mixture of opaque and vertical elements to let the air in but not allow a large amount of light.

04

Çatıdaki geometrik mimari elemanlar ise manzaranın keyfinin çıkarılabileceği gölgelik açık alanlar sağlar. Manzarayı ve binanın konumlanışı adeta öven bir biçimde yerleştirilmişlerdir. Kavisli parasol yalnızca Le Corbusier ve Modernist Dönem’e referans vermekle kalmaz, yumuşak formu sayesinde binanın prizmatik ifadesini de yumuşatır. Çatıda görmeye değer bir başka öğe ise beton korkuluğun iç tarafına çizilmiş olan geometrik şekillerdir. İnce çizgilerle birbirine bağlanmış şekiller kompozisyonu çatıya bir hafiflik hissi katar. Çizimlerin geometrisi, ön planda mimari elemanlar, arka planda ise Marmara Denizi’nin görüntüsü harmoniyle tasarlanmış bir vista oluşturur.
Yapının arka cephesinde kullanılan güneşlikler binayla ilgili önemli bir tektonik ifade tanımlar. Dekoratif özellikleri olmasına rağmen süslemeye dair fiziksel bir delil barındırmazlar ve cepheye bir hareket hissi verirler. Balkonları ve güneşlikleri oluşturan ızgara çok modernist bir görünüme sahip olsa da Cansever’in geleneksel Türk Mimarisi’nden esinlendiği ve zaman zaman “geleneksel” ile “modern” olanı birleştirme yolları aradığı bilinmektedir (Cansever, 2007).

05

The geometrical architectural elements on the roof provide shaded open spaces to enjoy the view. They are located in a way to flatter the view and the positioning of the building. The curved parasol not only gives reference to the modernist era and Le Corbusier, but it also softens the prismatic expression of the whole structure through its smooth form. Another element worth observing on the roof is the geometric shapes drawn on the inner side of the plastered concrete balustrade. The composition of geometries connected by thin lines adds a layer of lightness to the rooftop. The geometry of the drawings, architectural elements in the foreground and the view of the Marmara Sea in the background form a very harmonically designed vista.
The sunblinds used in the rear façade of the building define a major tectonic expression about the building. They have an ornamental quality to them yet no physical evidence of designed ornaments. The sunblinds form a sense of movement in the façade. Although the grid used to provide balconies and the sun blinds look particularly modernist, it is known that Cansever was very much influenced by traditional Turkish architecture and sought a way to combine ‘the traditional’ with ‘the modern’ (Cansever, 2007).

06Anadolu Kulübü fiziksel özellikleriyle beraber felsefesi sayesinde değerli bir mimari örnek haline gelmiştir. Mimarların içerikle bağ kurma konusundaki güçlü hissiyatı ve “mekanın ruhu”nu anlamak için gösterdikleri çaba onların çevreden anladıklarının bir tercümesi olan yapılar tasarlamalarına yardımcı olmuştur (Kuban, 2009).  Tüm bu detaylar hava şartları ve topografyanın birer sonucu olarak oluşsa da sadece işlevsel değiller; birlikte, yapının tektoniğini oluştururlar. Araziyi, tasarımın etkilerini ve kullanıcıyla ilşkisini anlama kaygısı tektonik bir ifade ile sonuçlanır ve yapının şiirsel dilini oluşturur. Geçirgenliğe katkı sağlamak amacıyla kullanılan mimari elemanlar işlevsel bağlama da uygundurlar. Büyükada Anadolu Kulübü’nde kullanılan Modernist Mimari özellikleri misafirin olağandışı bir tecrübe yaşamasını sağlayan tektonik bir dil oluşturur.

Its philosophy made the Club a valuable architectural example along with its physical qualities. The architects’ strong sense of connecting with the context, and efforts in trying to understand the ‘soul of that place’ helped them design structures that were derivations of understanding the surroundings (Kuban, 2009). All of these details are outcomes of a translation using the information provided by the weather and topography. However, these details do not seem to be merely function based, together, they define the tectonic language of the building. The concern about understanding the site, the effects of the design and its relations with its users resulted with a tectonic expression and poetics of structure. The architectural elements that are used to contribute to the transparency are fitting to their functional context. The characteristic features of Modernist architecture used in Büyükada Anadolu Club provides a tectonic expression that creates an uncommon experience for its user.

Related posts: