Balat Keşif Günlüğü

Share..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Balat Keşif Günlüğü // Balat – Explore Diary
Reviewed by Deniz Yılmaz Akman

foto12-balat-manzara-s

İstanbul’da, dünden bugüne büyük değişime uğramış semtlerden biri de Balat. Cumbalı renkli evleri, bir balkondan diğerine uzanan çamaşırlıkları, sıvası dökülmüş binaları, avlulu kiliseleri, ara sokakları birbirine bağlayan dar ve dik merdivenleri, ağaçların arasından maviyi gören yüksek tepeleri, yoldan geçen hurdacı ve bozacılarıyla kendi haline bırakılmış tarihi bir semt.

1950 yıllarında Balat’ı terk eden Yahudilerden geriye Yanbol Sinagogu ve Ahrida Sinagogu kalmış. Balat ve Fener semtleri 15. YY.’da Balat ve Haliç’in karşısındaki Hasköy’de yerleşen Yahudilerin, şu anda Ayios Strati Ortodoks Kilisesi ve Surp Hreşdegabet Kilisesi’ne yakın civarda yaşayan Hristiyanların ve Mimar Sinan’ın yapmış olduğu Ferruh Kethüda Camii’ne giden Müslümanların beraberce, huzurla yaşadıkları buluşma noktasıymış. Günümüzde ise bu çeşitliliğinin azalmış olduğunu, terk edilen binalarından ve artık kapısı kapalı ibadethanelerinden anlayabiliyoruz.
Balat sokaklarını yeni baştan keşfe çıktığımızda, evlerin bacalarından çıkan duman, fırından gelen yeni pişmiş ekmek kokusuna karışıyor. O an, bu semtin verdiği hissi ne kadar çok sevdiğimizi anlıyoruz.

One of the areas in Istanbul that has experienced the greatest change over the years is Balat. This historical neighborhood is filled with colorful apartments accented by bay windows, balconies connected by lines of laundry hung to dry, buildings with decaying plaster, churches complete with peaceful courtyards, steep stairways connecting narrow streets and alleyways, towering trees that allow the sky to peek through, and the men selling second hand items or Boza (local winter drink). It is these untouched key features that have preserved its unique vibe all this time.
Balat used to be inhabited by a predominantly Jewish community in the 1950s but after they relocated, the things they left behind including the Yanbol Synagogue and Ahrida Synagogue, were left unaltered. In the 15th century, the neighborhood of Balat and Fener were known as the peaceful meeting point of local Jews, Christians, and Muslims. The Jews were known to be settled in Hasköy, the neighborhood across from Balat and Haliç, the Christians were known to reside near present day Ayios Strati Orthodox High School and Surp Hreşdegabet High School, and the Muslims in the area were known to be coming from near Ferruh Kethüda Mosque, originally built by Mimar Sinan. Today, we can see the reduction of this diversity by the numerous abandoned buildings and places of worship. When we initially set out to rediscover the streets of Balat, the first thing to capture our attention was the scent of fresh oven-baked bread intertwined with the chimney smoke being exhaled from the apartments.

03--Fener-Rum-ErkekFener Rum Erkek Lisesi önünde çocuklar top peşinde koşturuyor. Dik yokuştan yuvarlanıp aşağılara kadar inen topu hiçbiri durduramıyor ve bağrışmalar çoğalıyor. O esnada lisenin zili çalıyor. Tepede gezinen martılar, ara ara yüzünü gösteren bulutlar ve 15. YY.’da Fransadan getirtilen tuğlalarla yapılmış Kırmızı Mektep büyük bir uyum içinde gözümüzde adeta bir fotoğraf karesi oluşturuyor. Kuş bakışı görünümü bir kartalı andıran bu okulun mimarı; Kostantin Dimadisi hayranlıkla selamlayıp, yürümeye devam ediyoruz.

Fener Rum Erkek Lisesi Adres: Sancaktar Yokuşu No: 36, Fener

In front of the Fener Greek Boys High School kids run around, chasing after a ball. The kids shout amongst one another as the ball gets out of reach, falling down a steep hill. Just then, the school bell goes off in the distance. With the seagulls wandering the sky, the clouds that float in and out of view, and the “The Red School” holding up strong with its 15th century old French bricks, this whole setting comes together in harmony as if it’s right out of a photograph. At bird’s eye view, we bid farewell to Konstantin Dimadis’ construction with admiration and continue on our journey.

foto5-kiremit-caddesi-s
Kiremit Caddesi
Aynı San Francisco’nun “painted ladies” evleri gibi Balat’ın da yan yana dizilmiş rengarenk evlere ev sahipliği yaptığı Kiremit Caddesi’ndeyiz. Birçoğu yeniden restore edilmiş evleri fotoğraflarken, karşımıza birkaç çocuk çıkıyor ve “bizi de çekin, bizi de!” diye bağırıyor.

Like “painted ladies” of SF, here in Balat you can see the most colorful painted buildings in Kiremit street. When we tried to take pics of these beuaties, some little kids left their football games to say “hi-why you don’t take a pic of us!”.

foto4-s-çerçeve

foto10-s-çerçeve

Fener Külhanı Sokak
Kiremit Caddesi’nden sonra Fener Külhanı Sokak’a çıkıyoruz. Bu sokakta da yenilenmiş evler ve bakkalıyla, simitçisiyle tam anlamıyla mahalle kültürünün devamı var.

After we visited Kiremit Street, we continued with another street Fener Külhanı where you can find restorated buildings with a “mahalle” culture that you can see small traditional markets and “simit” vendors passing around the corners. 

foto16-s

Evin Pastanesi
Durağımızda bu sefer, Evin Pastanesi var. 1923’ten beri hayatına devam eden pastanede birbirinden lezzetli, taze kuru pastalar, galeteler yer alıyor.

We stopped by Evin Patisserie which was one of the historical places of Balat. There you can try freshly baked biscuits and traditional cookies.

Evin Pastanesi Adres: Vodina Cad. No: 82

foto9-maison-balat-s

Maison Balat
Balat gezimize Maison Balat ve bulunduğu fotojenik sokak ile devam ediyoruz. Yolda gezinen sevimli köpekler ve rengarenk oyuncaklar satan dükkan ile içimiz açılıyor.
Maison Balat hem kahve içip, yoldan geçenleri izleyebileceğiniz hem de içinde yer alan antika objelerden satın alabileceğiniz bir mekan. Bu mekanda biraz vakit geçirip, bu sokaktaki renkli manzaralara da daha detaylı bakmanızı öneririz.

We walked to Maison Balat, a place where you can buy antique objects and have a cup of coffee at the same time. In this street, you can also capture the vivid moments in front of the  toy store and this colorful “antique cafe”. 

Maison Balat Adres: Vodina Cad. No:50

04--HanımeliFener’deki birkaç mekana uğruyoruz. Fener, Balat’a yürüme mesafesinde, yaklaşık 10 dakika. Birbirlerine çok yakın olan bu iki semtin isimleri her zaman birlikte anılmış. Günümüzde de, birbirinden ayrılması çok zor. En hareketli caddelerinden biri olan Vodina Caddesi üzerindeyiz. Hanımeli Cafe’den gelen salep kokuları, biraz ilerideki tarihi fırından gelen sıcak simit kokularına karışıyor.

Hanımeli Cafe Adres: Balat Mah. Vodina Cad. Akçin Sok. No 3/B, Fener 

First, we visit a few places in Fener. Fener is only a 10 minute walking distance away from Balat. Given the close proximity, these two neighborhoods are always associated with one another. It’s even difficult to separate them in a given day. We are on Vodina Street, one of the most lively streets in the area. The scent of salep from Hanımeli Cafe blends with the fresh smell of warm simit at the historical bakery around the corner.

01--Naftalin-cafe

Üzerinde bulunduğumuz sokağın canlanmasına sebep olduğunu düşündüğümüz sımsıcak ve bol kedili bir kafe çıkıyor karşımıza. Naftalin Cafe ve hemen karşısındaki Naftalin Vintage, eski dönemlere özlem duyan insanları kendine çeken iki nokta. Nostaljik plaklar çalan kafesinde, bitki çayları içiyoruz ve o gün yapılmış ıslak kekinden yiyoruz. İçerideki her dekor aslında yaşanılmışlığın bir simgesi, hepsinin bir hikayesi var. Zaman çok yavaş akıyor bu kafede. Güler yüzlü sahipleri pozitif enerji saçıyor. Kafeden çıktığımızda Naftalin’in dönem eşyaları satılan dükkanına da uğruyoruz. Küçücük yere nasıl sığdığına inanmadığımız; “ne ararsanız bulabileceğiniz” bir alandayız. Daktilolar, makineler, şamdanlıklar, çerçeveler, porselenler… Tam anlamıyla zamanın içinden geçip, geçmiş dönemlere geri gidiyoruz. Fener’in bu sokağında, bu dükkanında tarif edilemez bir nostalji hissi yaşıyoruz.

Naftalin Cafe Adres: Balat Mah. Yıldırım Cad. No:22A, Fener

On our path, we come across a warm and cozy cafe, full of cats. Naftalin Cafe and its sister store across the street, Naftalin Vintage are locations that lure in old souls. We are lost in the moment listening to nostalgic records, sipping on herbal teas, and nibbling on the moist cake of the day. Each decoration inside is actually a representation of a moment of life; each has a story. Time moves at snail speed at this cafe. Positive energy exudes from the friendly people that run this place. As we exit the cafe, we also pay a visit to its partner store. How they fit everything into such a small space is a mystery, however we are convinced that they probably have whatever it is that you may seek. Typewriters, machines, candlesticks, frames, porcelain… To walk through this place is to take a stroll through different eras. This particular location in Fener gives us a nostalgic feeling that cannot be explained but rather needs to be personally experienced.

06--Köfteci-ArnavutAntikacıların yan yana sıralandığı bu sokakta eğer şanslıysanız, küçük çapta bir müzayedeye denk gelebilirsiniz. Biz, müzayede yapılan bu dükkanlardan birine önce izlemek için giriyoruz, sonra da dayanamayıp sandalyelerine oturuyoruz. 15 liradan satışa çıkan eski analog bir makine, en son 50 liraya sahibini buluyor. Buradan çıkınca acıktığımızı fark edip, çok sevdiğimiz eski esnaf lokantalarından birine; Köfteci Arnavuta doğru yürümeye başlıyoruz. Balat’ta yer alan bu köfteciye yaklaştığımızı da burnumuza gelen köfte kokusu sayesinde anlıyoruz. Köfte ve piyazdan sonra sütlü tatlı sevenlere şiddetle önereceğimiz Arnavut tatlısı Tirileçe yiyip, taze demlenmiş çayından yudumluyoruz. Eski adıyla Mavi Köşe Lokantası olarak geçen bu lokanta, 1937 yılında iki kardeş tarafından kurulmuş. Müdavimlerinin söylediğine göre ne lokantanın çizgisinde, ne de yenen köftelerin tadında hiçbir eksilme olmamış.

Köfteci Arnavut Adres: Mürselpaşa Cad. No: 139, Balat 

If you walk down this particular street lined with antique sellers, you may be lucky enough to catch a small auction gathering. At first, we entered one of these stores just for observational purposes but ended up finding ourselves sitting down, completely engaged in the setting. We witness an analog camera that started out as 15 lira find its owner with a 50 lira final bid. Once we exit, we realize our grown appetite and head towards one of our favorite classic eateries; Köfteci Arnavut. We navigate our proximity to this place in Balat by picking up the distinct smell of köfte. After devouring the köfte and bean salad, we enjoy a traditional Albanian dessert Tirileçe (highly recommended for creamy dessert lovers) accompanied by freshly brewed Turkish tea.

07-forno-balatForno Balat
Balat’ın en güzel kafelerinden Forno Balat, samimi atmosferi ile ilk açıldığı günden beri favorilerimizden. Taş fırınında pişen pizzaları, lahmacunları çok leziz. Sokakları gezdikten sonra burada bir mola verip incecik hamurlu lahmacunlarından tadabilirsiniz. Pazar günleri açık büfe kahvaltısı hem gözünüzü, hem midenizi doyuran cinsten.

The newly opened cafe in Balat, Forno, has become a favorite of ours since the day it has opened its doors with its friendly atmosphere. The oven-baked pizzas and lahmacuns are just superb. After you’ve roamed the streets, this is the perfect spot to take a break and taste their thin crust lahmacun. As for their Sunday brunch, the open buffet is enough to satisfy your view as well as your hunger.

Forno Balat Adres: Fener Kireçhane Sok., No: 13

foto3-s

Güncelleme//Update: Kahvecilerden Coffee Department’da kahve içmenizi, Vintage Istanbul’dan ikinci el alışveriş yapmanızı öneririz.
Newly opened third wave coffee spot Coffee Department and Vintage Istanbul for vintage hunters are included in our list of favorites as well.

  • Ayan cad. No:52 Balat-İstanbul (vintage istanbul)
  • Ayvansaray Mah., Kürkçü Çeşmesi Sok, No:5/A Balat (Coffee Department)

Not: Eğer tarihi semtler arasında yer alan Fener ve Balat hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız;  Ahmet Faik Özbilge’nin Fener – Balat – Ayvansaray isimli kitabını öneririz.
Note: If you are interested in learning more about Fener and Balat, we recommend Ahmet Faik Özbilge’s book titled “Fener – Balat – Ayvansaray”.

foto19-s

 

Related posts: