Beyrutlu, Yaratıcı Bir Dansçı: Jana Georges Younes

Share..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Beyrutlu, Yaratıcı Bir Dansçı: Jana Georges Younes
A Creative Dancer From Beirut: Jana Georges Younes
Yazı // Written by  Zeynep Dinç
(English version below)

foto2

Jana Georges Younes, Lübnanlı şahsına münhasır bir dansçı. Birbirimizi hiç görmedik; 2007’de sosyal medyada tanıştık. Bugün bizi bu kadar yakın yapan şey, dansa olan ortak tutkumuz. Dans, bizim ortak dilimiz… Jana’nın pek çok dans projesi ve çok çarpıcı dans çekimleri var. Size bu yetenekli ve yaratıcı dansçıyı tanıtmak isterim…

foto3

Bize biraz kendinden bahseder misin?
Dansa çok erken yaşta başladım, öyle ki Ekim 2015’te dansta 20. yılımı kutlamış oldum. Her zaman hareket halindeki her şeye ilgim olmuştur. Yeni şeyler öğrenmeye, bunların kaynağını sorgulamaya, farklı farklı yerlerden yeni insanlarla tanışmaya hep merakla yaklaşırım. Bu ilgi ve merakla, dans için, sanatın bu büyülü formu ile ilgili daha fazla şey öğrenmek için sıklıkla seyahat ediyorum.

Dans etmek… Senin için ne anlama geliyor? Nefes almak gibi, değil mi?
Aynen öyle… Ve ne yazık ki, bunu ancak sakatlandığın zaman tam anlamıyla idrak ediyorsun. Dansı solursun, dansı hayal edersin, dansı konuşursun, sokaklarda koreografiler hayal edersin ve bu seni mutlu eder…

Jazz, tango ve modern dans… Hepsiyle ilgileniyorsun… Sence tüm bu farklı dans metotları ve stillerinin ortak noktası ne?
Sanki çok sevdiğin bir misafirin var, onu her yere götürmekte, ona her şeyi göstermekte kararlısın. İşte benim bedenimle olan ilişkim böyle. Bir stilden diğerine yolculuk, kucaklaşarak, hiçbir kısıtlama olmaksızın… Daha fazla tarz denediğimde görüyorum ki zihnim bedenimden daha esnek. Çünkü dansta beden kadar zihne de hitap ediyoruz, hatta belki daha bile fazla. Ortak nokta, ne teknikle ne duruşla ne de ritmle veya müzikle ilgili, her adımında söyleyecek bir şeyin olması ile ilgili. İşte bu en önemli şey. Seni tekrar tekrar dansa teslim eden, ifade biçimin haline gelen…

foto1Biraz da yeni projenden ve sloganından bahsedelim. “Dancers Revolute : Because a revolution without dance is a revolution not worth having…”
Lübnan’da “You stink” hareketi sokaklardaki çöp sorununa karşı olarak doğmuş bir hareket. Burada yaşayan insanlar, ellerine ülkenin bayraklarını alıp sokaklarda gösteriler yapıp politikacıları bu soruna bir dur demeye çağırdılar. Yaralananlar oldu… Tutuklananlar oldu… Ama hiçbiri vazgeçmedi. Benim bu harekete dahil olma ihtiyacı hissetmemin sebebi politik değil. Ben, burada yabancı arkadaşlarımıza şunu anlatma ihtiyacı duydum: Olan bitenin bir önemi yok, biz halen sanat yapıyoruz, çöpten sahne dekorları bile yaratabiliyoruz, işte Lübnan insanının güzelliği burada. Bu amaçla birkaç profesyonel Lübnanlı dansçıyı bir araya getirdim. “Danssız bir dönüşümün hiçbir değeri yoktur” sloganımızla, çöp yığınlarının önünde zıplayarak bana çeşitli hareket pozları verdiler.

Üniversitede “audiovisual” okudun ve dans filmi projelerin var. Biraz bundan bahseder misin?
Kamera için dans yaratabilmek adına audiovisual eğitimi aldım. Kısa filmler yönettim. Hareket kavramını inceleyen “A moving philosophy” isimli bir belgesel ile sevmek, kaybetmek ve bu ikisi arasındaki yolculuğu ifade eden, zaman kavramlarını inceleyen “Orenda” isimli kısa kurgu bir dans filmi yönettim. Üçüncü filmimi yeni tamamladım: “… and so do I”. Yine kısa bir dans filmi.

foto4Türkiye veya diğer ülkeler ile ilgili planların var mı?
İstanbul’a her zaman tango festivalleri için geliyorum. Belki bu sene Ankara ve İzmir’i keşfetme şansım olur. Her yıl, iki veya üç ülkeye seyahat ediyorum. Buralarda dans derslerine katılıyorum, şehri gözlemliyor ve her şeyden bir şey öğrenmeye çalışıyorum. Barselona’dan sonra 2016 listemde Berlin, New York, Viyana ve Buenos Aires var.
Herkes için dileğim, daha heyecan dolu bir hayat. Herkesi buna davet ediyorum. Dans, gidilebilecek en güzel yer ve bunun için vizeye ihtiyaç yok.


 

foto5

Jana Georges Younes is an unique dancer from Lebanon. We have never seen each other; we met via social media in 2007. Today, what make us ‘sisters’ is our common love of dance. Dance is our common language. Now, she has many dance projects and so impressive dance shots. I want to introduce this talented and creative dancer to you…

Tell us a little about yourself.
I started dancing at a very early age, in fact i celebrated my two decades of dance on october 2015. I was always interested in everything that moves, and always curious to know where things came from, always eager to learn new things, meet new people who’ve been to different places. I have traveled often to learn more about this magical form of art.

To dance… What does it mean for you? It is like breathing, isn’t it?
It is, and unfourtunately, you only really believe that when you’re injured. You breathe dance, you dream dance, you talk dance, you imagine choreographies in the streets, in a church, and it makes you happy.

You’re interested in jazz dance, modern dance, tango. It is a large spectrum. What is the common point of different dance methods and styles?
It’s like having a visitor that you like so much, so you decide to take him everywhere, you want him to see everything. That’s my relationship with the body, it’s a journey in which you travel from one dance style to another, with no restrictions, but with embrace. The more I try different dance styles, the broader my ability is, the more flexible my mind becomes. Because in dance, we address the mind as much as we address the body if not more. The commonality is not with the technique of each dance, or the posture, or the rhythm or the music, it is the fact that we have something to say whenever we take any step. That’s the most important part, and that’s the return you give to dance, it’s a tool to communicate.

Please tell us about your new project: Dancers Revolute and your motto ”because a revolution without Dance is a revolution not worth having”.
The “You stink” movement was established because of a problem in waste management accross Lebanon. People were manifestating in the streets, raising the flags of the country, demanding the politicians to step down or take action. Some poeple were hurt, some others were arrested, but they kept going and no one gave up. That is when i felt i needed to step in, not because those few pictures will remove politicians from the parliement, but because our foreign friends need to understand that no matter what happens, we are still making art, creating sceneries even from garbage, this is the beauty of the lebanese people. And so i gathered few of my lebanese professional dancers and they stroke poses and jumps in front of piles of garbage with the motto “because a revolution without dance is a revolution not worth having”.

You studied audiovisual in college and you have dance movie projects relate to it. What about them?
I studied audiovisual with the purpose of creating dance for camera. I directed to short films, one documentary “A moving philosophy” that explores the notion of movement and a short fiction dance film “Orenda” that explores the notion of love and loss and the time it takes to travel between the two. I just completed directing my third film “… and so do I” that is also a short dance film.

Do you have any plans in Turkey or in other countries?
I always travel to Istanbul for tango festivals, maybe this year I will get the chance to explore more and aim for Ankara and Izmir. Every year I travel to two or three countries for a month or more, and I take dance classes, observe the city and learn from everything i see. After Barcelona, Berlin, New york, Vienna and Buenos Aires are on my list for 2016.
Fingers crossed for an exciting life, I invite everyone to join, dance is a beautiful place to travel to, and it doesn’t require a visa for entry.

 

Related posts: