Kadıköy – Yeldeğirmeni

Share..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Kadıköy – Yeldeğirmeni
Yazı ve Fotoğraf Tamer Kaya

Dördünden de bugüne hiçbir iz kalmamış olan dört yel değirmeni düşünün. Osmanlı ordusunun, sarayın ve halkın un ihtiyacını karşılamak için inşa edilmişler. Kim bilir ne badireler atlatmışlardır. Çevrelerinde nasıl bir yaşam dönüp durmuştur? Un gibi temel bir gıdanın, hammaddenin kaynakları da zamana yenik düşmüş.

Kaydırağa benzettiğim, hafif yokuşlu -ama fazla yormayan- ve her sokağının bitiminde Haydarpaşa’nın sizi selamladığı İstanbul’un ilk apartman semti; Yeldeğirmeni ile tanıştırmak istiyorum sizi. Özellikle de son birkaç yıldır adını sıkça duyuyor, bu yıl 5. yılını kutlayan Mural-ist Festivali ile de semti sürekli anıyoruz. Tabii ki bununla da kalmıyor, neredeyse her hafta aralarına bir yenisinin daha eklendiği oldukça cezbedici mekanlarına sıkça uğruyoruz.

Yeldeğirmeni’nin, Kadıköy’e, Anadolu Yakasına gelindiğinde gidilmesi gereken favori bir bölge haline gelmesinin altında bir dönüşüm hikayesi yatıyor aslında. Toplu taşıma imkanlarının değişmesi ve gelişmesi, bölgedeki artan genç nüfus oranı, oldukça yetenekli ve zevk sahibi olan girişimci bir grubun bölgeyi hedef alması bu dönüşümün altında yatan nedenlerden sadece birkaçı.

foto9

foto7

Beni Uzunhafız Sokağı’na çıkaran, bana göre oldukça esrarengiz olan bir pasajdan geçerek semti arşınlıyorum. 1900’lerin başlarında inşa edilmiş art nouveau etkisindeki binalar keyfimi yerine getiriyor. Özellikle Valpreda (İtalyan) Apartmanı’na saygı duruşunda bulunuyorum. Sonra mahalle berberi, marketi, emlakçısı ve her daim sessizliğin hâkim olduğu sokaklar beni şehrin keşmekeşinden uzaklaştırıyor. 1895 yılında Saint Euphemie Fransız Rahibe Ortaokulu’nun kilisesi olarak inşa edilmiş olan muazzam yapı, 2014 yılında Kadıköy Belediyesi tarafından restore edilerek Yeldeğirmeni Sanat Merkezi’ne dönüştürülmüş. İskele Sokak’ta yer alan bu merkeze uğrayıp aylık programlarını öğrenebilir, birçok etkinliğe de ücretsiz olarak katılabilirsiniz. Hemen karşısındaki hem atölye hem de kafe olarak hizmet veren Hangart ise mekânın arka kısmındaki sahne ile sizi birçok etkinliğe davet ediyor. Stand up gösterileri ve canlı masal anlatımları bunlara örnek. Aynı sokak üzerinde bulunan iki vintage dükkân da görülmesi gerekenlerden. Tarihi simit fırını, vegan lokantası ve farklı konseptleriyle şehrin en iyi kahvelerini size sunan mekanlardan birisinde oturup soluklanmak, çevreyi gözlemlemek de yapılacak en iyi şeyler arasında.

Mimarideki dönüşümü, betonlaşan ve düzleşen yapıları, aralarda sıkışıp kalmış, betonla dost olmaya ya da en azından anlaşmaya çalışan eski dönem yapılarını dinlemeye, belki de sessiz çığlıklarını duymaya çabalamak en samimisi. Tüm gezinti boyunca başların yukarıda ama aynı anda sağda ve solda da olmasına dikkat edilmeli çünkü dünyaca ünlü birçok sokak sanatçısının şaşırtıcı eserlerini ilk kez görüyor olabilirsiniz. Ayrıca, arada bir soluklanıp, dinlenmek hem de yeni tatların da peşinden gitmek gerekiyor…

İtalyan (Valpreda) Apartmanı Adres: Rasimpaşa, Akif Bey Sok. No:2 Yeldeğirmeni
Yeldeğirmeni Sanat Merkezi Adres:
Rasimpaşa, İskele Sk. No:43 Yel değirmeni
Hangart Atölye-Kafe Adres: Rasimpaşa, İskele Sok. 54/2 Yeldeğirmeni

komsu3

Yeldeğirmeni’nin hatta belki de tüm İstanbul’un en kolektifi, en karşı duruşlu, en alternatif mekanı Komşu Kafe. Bu sıfatların tümünü üç yıldan uzun bir süredir olabildiğince naif bir şekilde taşımaya devam ediyorlar.

Burası gerek müşterilerinin gerekse mahallelinin ya da sokaktan geçen herhangi birisinin desteği ile hayata geçmiş, o şekilde yaşayan, sürdürülebilen kolektif bir oluşum. Bir süredir haftada 1-2 kez düzenledikleri temalı yemek geceleriyle sınıflandırılmaya tabi tutulamayacak(!) geniş bir kitlenin ağızlarını feci şekilde sulandırıyorlar. Manifestolarında da dedikleri gibi; “Burada patron yok. Şef yok. Uzman ya da hiyerarşik bir yapı yok.”

komsu2

komsu4

Birbirini tanımayan insanların ortak bir ideoloji altında buluşup, hazırlanan açık büfeden- sadece tüketebilecekleri kadarını tabaklarına aldıkları- dilediklerini alarak hoş sohbet eşliğinde kaşıkladıkları bir ortam sunuyor burası. Kafede menü değişken ve kendinizi tezgâhın arkasında çayınızı bardağa doldururken ya da kendinize bir dilim havuçlu kek keserken bulabilirsiniz. Belki de en şaşırtıcı kısmı bu mekandaki hiçbir şeyin “kesin” fiyatının olmaması. Her şey için “önerilen bir fiyat” var. İsterseniz önerilen fiyata uyabilir ya da yanınızda yeterince nakit olmadığı için daha azını ödeyebilirsiniz. Kim bilir, belki de onlara destek vermek için önerilen fiyatın da fazlasını ödeyebilirsiniz.

Geçtiğimiz günlerde Etiyopya yemekleri, İspanyol yemekleri, Mısır yemekleri ve Falafel gecesi gibi konseptlerde düzenledikleri gecelere Aralık ayı içerisinde de -henüz program netleşmemiş olsa da- yenileriyle devam edecekler.

Komşu Kafe Adres: Rasimpaşa, Uzun Hafız Sok. No:83 Yel değirmeni
www.facebook.com/komsuKafeCollective

bop1

 

bop5

BOP (Breakfast of Pan) Yeldeğirmeni’nin en eskilerinden. Kurumsal bir firmadaki yeme-içme eksenindeki pazarlama işini bırakan Dicle Hanım, oldukça farklı tatlar oluşturduğu bu sıcak ve sevimli mekânı yaratmış. Menüde “Originals” adını verdikleri özellikle yumurta çeşitleri ile şekillenen bu bölümleri çok iddialı. Serpme kahvaltının o “her şeyden biraz dahil” diyen savurucu havasına savaş açmışlar. Neyden ne kadar yemek istersen o kadarını sipariş et! Fazlasına ihtiyacın olmayacak diyorlar.

Simit ve açmaları, içerikleri ile cezbeden ve ağız sulandıran ekmek üstü’leri kesinlikle denemeye değer. “Pan Limited” adındaki çok özel bölümlerinde de haşhaşlı katmer, tahinli mini pide ve nohutlu dürüm gibi benzerlerini başka yerlerde bulamayacağınız bazı özel tatlarla sizi Yeldeğirmeni’nden başka diyarlara ışınlıyorlar.

bop3

Ama bunların hepsinden önce “özgün tatlarla tazelen!” diyen BOP, size “morning shot” adındaki üç küçük belki de biraz sihirli(!) içecek seçkisi sunuyor. Bu üç shot içeceği; her birisi farklı hisler yaratan, tamamen doğal içeceklerden oluşuyor. İlk önce bu shot’ları içip sonrasında daha taze bir biçimde güne başlayabiliyorsunuz. Az şekerli az yağlı ve mümkün olan en doğal, katkısız içerikteki ürünleri size sunan BOP, çarşamba hariç haftanın tüm günleri açık.

Instagram hesaplarını oldukça aktif kullanıyorlar. Kendilerini buradan www.instagram.com/bopbreakfast.kadikoy takip edebilirsiniz.

BOP Adres: Duatepe Sok. No:4/D Yeldeğirmeni

no39-4

Mekânın adı neydi acaba diye arayıp, düşünmeye gerek olmadan; Duatepe Sokağı’na girdiğinizde, ismiyle sokak numarası eşleşen, sadece ilk anda “Acaba nereye otururuz?” diye bir saniye düşündürüp, sonradan arka bahçelerine kendinizi kolayca bırakıverdiğiniz, oldukça yüksek tavanlı bir kaçış noktası NO: 39. Daha birkaç ay önce dört arkadaş -ki kendi illüstrasyonları da facebook kapak fotoğraflarını oluşturuyor- rekabetçi bir misyon ile hem de değişen Yeldeğirmeni’ndeki bir eksiğe cevap verebilmek amacıyla bu stil sahibi kahvaltı evini açmışlar. “Beşiktaş’taki kahvaltı alışkanlığını Yeldeğirmeni’ne kaydırmayı istiyoruz.” diyorlar.

Farklı açlık düzeylerinde ve beklentilerde tatmin sağlayan; “Doymalık, Açım, No: 39” gibi konseptli kahvaltı seçeneklerinin yanında, meyve ve baharatlı alkolsüz kokteylleri, pancake seçenekleri ve pişi, krep, börek gibi hamur işlerini de barındıran menüleriyle kahvaltıyı uzun bir keyif öğünü kabul edenlere bolca alternatif sunuyorlar.

no39-1

İç dekorasyonunu da dört ortağın kafa kafaya vererek yaptığı mekânın sarmal bir merdivenle inilen alt katında da daha çok sanatçılara ve tasarımcılara yönelik olmakla birlikte herkese açık olan küçük bir workshop alanları bulunuyor. Mekânda kahvaltıları şenlendiren reçeller ve marmelatlar da bu dört ortağın annelerinin ellerinden çıkma.
Uzun ve keyifli bir kahvaltıyı farklı bir lokasyona taşımak isteyenler, bu pazar biraz ezber bozalım diyenler; buyursun!

NO: 39 Adres: Rasimpaşa Mah., Duatepe Sok. No 39 Yeldeğirmeni
facebook.com/no39yeldegirmeni/

 

 

Related posts: