KANLICA // // EMİRGAN’DAN KARŞI KIYIYA NAİF BİR YOLCULUK

Share..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Kanlıca Gezilecek Yerler

foto1-s

Sabah lodosu Boğaziçi’ni tatlı tatlı okşarken, herkesin bir yerden bir yere ulaşmaya çalıştığı, gemi kornolarının iskelede yankılandığı, kuşların daha alçaktan uçup denizde öğün aradıkları o saatlerde, Emirgan’dan motorlu bir ahşap tekneye atlayıp Kanlıca’ya geçiyoruz. Bulunduğumuz yakadan Kanlıca’ya ulaşmanın en keyifli yolu bu; bir süre iskelede balıkçıları izlemek sonra da dolunca kalkan motorlu tekneye geçip, kuytu bir köşeye kıvrılarak Boğaziçi’nden bir deniz kuşu misali ‘karşıya’ süzülmek.

foto3-s

foto2-s

Kanlıca’ya kadar süren kısa mavi yolculuğumuz, kıyıya yaklaşınca semtin en güzel yalılarının inci gibi yan yana sıralandığı noktada son buluyor. Havaya sessizlik ve simit kokusu hâkim. Sahildeki banklara oturmuş insanlar bir yandan simitlerini yiyor, bir yandan da kalan simit kırıntılarıyla kuşları besliyor. İskele önünün kalabalıklaşmasına birkaç dakika var. O esnada, tüm zemini güvercinler kaplıyor ve kanat çırpma sesleri geliyor kulağımıza.

Kanlıca, İstanbul’un nadir nefes alanlarından biri. Kalabalık ve gürültü olmadan, inşaatların birbiri ardına yükselmediği, bakirliğini kısmen koruyan semtlerden… Dik yokuşları çıkarak ulaştığınız Mihrabat Korusu’nda iç açan bir İstanbul manzarasıyla, ara sokaklara saparsanız da tarihi ahşap binalarla karşılaşıyorsunuz. Ayrıca bu semt, Osmanlı döneminde tulumbacılarıyla, Bülbür Deresi kenarında yapılan mehtap şenlikleriyle ve günümüze kadar da ulaşabilmiş yalılarıyla ünlü.

*Motorlu tekneler doldukça kalkıyor. Emirgan veya Hisar kıyısından binebilirsiniz.

foto5-s-slider

foto4-s

İlk Durak: Yakamoz Restoran’da Kahvaltı

Kanlıca’nın boğaza nazır, iskelenin tam yanında yer alan çok az mekanı var. Biri sözünü birazdan edeceğim tarihi yoğurtçusu, diğeri ise Yakamoz. Akşamüzerleri güneşin batmasına ramak kala, bu mekanda rakılar yalın ve lezzetli mezeler eşliğinde içilir. İçerideki her şey Kanlıca’nın da kimliğiyle uyumlu olarak sakindir; yüksek ses müzik olmaz ya da gözünüzü rahatsız eden bir detay da… Herkes bir manzaraya, bir masasındaki tatlara gözünü çevirerek akşamı eder.

Sabah vakitlerinde serpme kahvaltı servisi de veren restoranın, denize en yakın masasına geçiyoruz. Pencereyi sonuna kadar açıp, arada bir dalıp balık yakalayan karabatağı izleyerek kahvaltımızı yapıyoruz. Kahvaltıda gelen paçanga böreği özellikle tavsiyemiz.

Yakamoz Restoran Adres: Kanlıca Mah., Halide Edip Adıvar Cad., Kanlıca İskele yanı

foto10-s

İsmailağa Cafe’de Kanlıca Yoğurdu

Kahvaltı sonrası yan tarafta yer alan tarihi kafe İsmailağa’ya geçiyoruz. İnanması güç belki ama burası 1870’ten beri açık. Tarihi Kanlıca yoğurdunu yiyebileceğiniz başka adresler de var fakat buranın deniz kenarında yer alan ve insana huzur veren bir atmosferi olduğundan bu mekanı seçiyoruz. İçerde yer alan masaların üzerinden süzülen ışık, kulağımıza çalınan birkaç sohbet ve duvardaki tarihi resimlerle biraz nostaljik bir his yakalıyoruz.

Kanlıca yoğurdunu farklı boyutlarda, farklı yağ oranlarında isteyebilirsiniz. Birçok kişi, diğer yoğurtlardan bir farkı olmadığını söylese de; şunu biliyoruz Kanlıca’ya gelip böyle bir manzara eşliğinde yoğurt yemek vazgeçilmezler arasındaysa, bunun gastronomi boyutunu çok da sorgulamadan yapabiliriz. Eskiden pekmez eşliğinde gelen yoğurdu, günümüzde birçok mekan genellikle pudra şekeri eşliğinde ikram ediyor.

foto7-s

İsmailağa Cafe

1800’lerin ortalarında ilk olarak Poyraz İbrahim Ağa’nın ürettiği yoğurt, zamanla Bulgar göçmenler tarafından üretilip, satılmaya başlanmış. Benzer tekniklerle üretilmeye devam eden yoğurdu İsmailağa Cafe’de bulabilirsiniz. Ev tipi mayalanmış yoğurda benzerliğiyle dikkat çeken bu yoğurdu Kanlıcalılar şöyle anlatıyor:

“Tarihi Kanlıca yoğurdu, kendine özgü özelliği itibariyle tamamen doğaldır. Doğal yemlerle beslenen, bölgemizin özel florasında otlayan sığır ve koyunlarının sütü özenle seçilerek bir önce üretilmiş Kanlıca yoğurdu ile mayalanır. Soğutma aşamasından sonra +3 derecede satış noktalarına ulaştırılır.”

İsmailağa Cafe Adres: Kanlıca Mah., Halide Edip Adıvar Cad. Kanlıca İskele Meydanı No:2

foto22-s

foto25-s

Kanlıca Sokakları

Bir semti tanımanın en zevkli yolunun sokaklarından geçtiğine inanıyoruz. Kanlıca’nın sokaklarını gezerken, tarihi ahşap evlerin yanında, eski fontlu tabelalarla, berber ve terzi dükkanlarıyla, birkaç esnaf lokantası ve marangoz, mobilya atölyeleriyle karşılaşıyoruz. Hem bu gördüğümüz binalar, hem semt sakinleri bize Kanlıca’yı bazen kelimelerle bazen de kendi aralarındaki sohbetlerle anlatıyor.

Hacı Muhittin Sokak’tan girip, bu sokağı boydan boya gezerek; Kanlıca’nın tarihi evlerini görüyoruz: Ağaç tonunda, yeşil, sarı, beyaz ve kırmızı renkteler.

foto15-s

Mihrabat Korusu

Kanlıca’ya kadar gelmişken bir başka görmemiz gereken yer ise Mihrabat Korusu. Mihrabat Caddesi’nin dik ama çok da zorlamayan yokuşundan arada evlere, bahçelere bakma molası vererek yavaş yavaş çıkıyoruz.

Mihrabat Korusu, I. Mahmut zamanında, boğaza hakim bir tepe üzerinde kurulmuş. Çam, erguvan (bahar zamanı), servi ve çınar gibi ağaç türlerini barındırıyor. Ayrıca yürüyüş yolları ve boğazı tepeden gören seyir terasları var. Burası Nisan’ın sonu, Mayıs’ın başında; yani erguvanlar açtığı zaman, sissiz açık havalarda ve tabii dolunay zamanı ayrı bir güzelliğe sahip. Biraz sisli bir havada buraya gelmiş olsak da; gördüğümüz tablo gibi manzara ve yeşilin içinden geçerek yürüdüğümüz yollar içimizi açıyor.

Mihrabat Korusu Adres: Kanlıca Mah., Mihrabat Cad. No:50

*Mihrabat Korusu’nu da gezdikten sonra Kanlıca gezimiz sonlanıyor. Eğer daha geniş vaktiniz varsa Kanlıca sonrası Göksu-Anadolu Kavağı veya Kuzguncuk ile geziye devam edebilirsiniz.

foto26-s

foto28-s

foto27-s